Bu Beş Hatayı Yapmayın!
- 15 May
- 4 dakikada okunur
LGS Öncesi Veli Olarak Yapmamanız Gereken 5 Hata
Bu yazı; çocuğuna en iyi desteği vermek isteyen ancak farkında olmadan ters etki yaratabilecek veliler için hazırlanmıştır. İyi niyet her zaman doğru sonucu doğurmaz — ama doğru bilgi ile yaklaşıldığında her şey değişebilir.
İyi Niyet Her Zaman Yeterli Değildir.
LGS süreci, yalnızca öğrenci için değil tüm aile için stresli bir dönemdir. Veliler çocuklarının başarısını o kadar çok ister ki zaman zaman farkında olmadan baskı yaratan, motivasyonu düşüren ya da güveni zedeleyen davranışlara yönelir. Bu davranışların büyük çoğunluğu kötü niyetten değil, tam tersine aşırı sevgi ve kaygıdan kaynaklanır.
Aşağıdaki 5 hata, LGS sürecinde velilerin en sık yaptığı ve çocuk üzerinde en derin iz bırakan davranışlardan oluşmaktadır. Bu hataların farkına varmak, onları tekrarlamamak için ilk adımdır.

Velilerin LGS Sürecinde Yaptığı 5 Kritik Hata
Sürekli sonuç sormak — "Kaç net yaptın?"
Her deneme sonrasında hemen "kaç net yaptın, kaç puan aldın" diye sormak, çocuğun sınava karşı olumlu bir ilişki kurmasını zorlaştırır. Çocuk zamanla sınav kağıdını ebeveyne göstermekten korkar hale gelir; bu da sürecin şeffaflığını ve güveni yok eder. Sormak istediğinizde şunu deneyin: "Bugün nasıl geçti, hangi konular daha rahat geldi?" Bu soru, sonuç yerine süreci ön plana çıkarır ve çocuğun kendini ifade etmesine alan açar.
→ Sonuç yerine süreci takip edin: haftalık kısa bir sohbet, her günkü net baskısından çok daha değerlidir.
Diğer çocuklarla kıyaslamak
"Komşunun oğlu çok çalışıyor", "Sınıftan arkadaşın zaten bildi" ya da "Ablan senin yaşındayken çok daha iyiydi" gibi cümleler, çocukta motivasyon değil; yetersizlik, kıskançlık ve utanma duygusu yaratır. Kıyaslama ne kadar iyi niyetle yapılırsa yapılsın, çocuk bunu sevginin şartlı olduğu şeklinde algılar. Her çocuğun öğrenme hızı, güçlü ve zayıf yönleri birbirinden farklıdır. Çocuğunuzu yalnızca dünkü kendisiyle kıyaslayın; bu hem dürüst hem de destekleyici bir yaklaşımdır.
→ Kıyaslama cümleleri kuruyorsanız duraksayın. O cümle çocuğunuzu değil, sizi rahatlatmak için mi söyleniyor?
Tüm hobilerini ve boş zamanlarını kesmek
"LGS bitene kadar futbola gitmeyeceksin", "Bu yıl tatil yok" ya da "Arkadaşlarınla zaman geçirme zamanı değil" gibi kararlar, kısa vadede çalışma saatlerini artırabilir; ancak uzun vadede ciddi bir tükenmişliğe zemin hazırlar. Beyin dinlenmeden verimli çalışamaz. Araştırmalar, düzenli fiziksel aktivite yapan ve sosyal bağları olan çocukların akademik performansının da daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Haftada bir iki saatlik keyif alanını korumak, çocuğun sürece daha uzun süre dayanmasını sağlar.
→ Hobisiz, arkadaşsız, tatilsiz bir çocuk değil; dengeli bir çocuk başarıya daha yakındır.
Her şeyi kendiniz çözmek — çocuğun yerine düşünmek
Hangi kursa gidileceğine, hangi kitabın alınacağına, günlük programın nasıl olacağına karar vermek ve ardından "Bak, her şeyi hallettim" demek çok yaygın bir veli tutumudur. Oysa bu yaklaşım çocuğun öz yetkinlik duygusunu zayıflatır; yani "Ben karar veremem, birisi benim için düşünmeli" mesajını içselleştirmesine yol açar. Kararları birlikte alın. Hangi kursu tercih ettiğini sorun, program üzerinde fikir isteyin. Sürecin bir parçası olduğunu hisseden çocuk, o sürece çok daha fazla sahip çıkar.
→ Çocuğunuza "Sen ne düşünüyorsun?" diye sormak, ona verilen en değerli desteklerden biridir.
Kaygıyı çocuğa yansıtmak
"Bu sınavı geçemezsen iyi bir liseye giremezsin", "Hiç çalışmıyorsun, ne olacak sana" ya da "Sınav yaklaşıyor, ben de çok gerginim" gibi cümleler velinin kaygısını doğrudan çocuğa aktarır. Çocuk zaten kendi kaygısını taşımaktadır; bir de ebeveynin kaygısını üstlenmek zorunda kalmak onu bunaltır. Kendi endişelerinizi bir yakınınızla, eşinizle ya da bir uzmana konuşun. Çocuğun yanında sakin ve güven verici olmak, onun performansını doğrudan olumlu etkiler.
→ Çocuğunuz sizin yüzünüzden ipucu alır. Sakin bir veli, sakin bir öğrenci demektir.
Bu Hataların Ortak Kaynağı: Kaygı
Yukarıdaki beş hatanın tamamına bakıldığında ortak bir paydanın altını çizmek gerekir: veli kaygısı. Çocuğunuzun geleceği için endişelenmek son derece insani ve anlaşılır bir duygudur. Ancak bu kaygı yönetilmediğinde, birer birer sıralanan hatalar haline dönüşür.
Kaygınızı fark etmek, onu bastırmaktan çok daha güçlü bir adımdır. "Ben şu an kaygılandığım için mi böyle davranıyorum?" sorusu, bir sonraki adımı çok daha sağlıklı atmanızı sağlar.
Peki Ne Yapmalı?
Hataları bilmek önemlidir; ancak yeterli değildir. Bu hataların yerine koyabileceğiniz somut davranışlar şunlardır:
Kaçınılması Gereken Davranış | Yerine Koyabileceğiniz Davranış |
"Kaç net yaptın?" diye sormak | "Bugün nasıl geçti?" diye sormak |
Başkasıyla kıyaslamak | Geçen haftayla kıyaslamak |
Tüm hobilerini kesmek | Haftada 1–2 saatlik keyif alanı bırakmak |
Her şeye kendiniz karar vermek | Kararları birlikte almak |
Kaygınızı dile getirmek | Sakin ve güven verici bir tutum sergilemek |
Profesyonel Destek Ne Zaman Devreye Girmeli?
Bazı durumlarda aile içindeki motivasyon ve destek çalışmaları tek başına yeterli olmaz. Çocuğunuzda uzun süren isteksizlik, yoğun kaygı belirtileri ya da belirli derslerde ilerleme sağlanamıyorsa hem akademik hem de psikolojik açıdan profesyonel bir destek almak son derece yerinde olur.
Nitelikli bir LGS kursu yalnızca ders anlatmaz; deneyimli öğretmenler çocuğun motivasyonunu ve çalışma alışkanlıklarını da yakından takip eder. Bu takip, evde gözden kaçan sorunları erkenden tespit etmeyi mümkün kılar.
Sonuç: Farkında Olmak Her Şeyi Değiştirir.
LGS öncesi veli olarak yapmamanız gereken hatalar aslında çok büyük ya da kasıtlı davranışlar değildir. Büyük bölümü gündelik hayatın içinde, fark edilmeden tekrarlanan küçük alışkanlıklardır. Bu yazıyı okumak bile önemli bir adımdır; çünkü farkındalık değişimin başlangıç noktasıdır.
Çocuğunuzun en büyük destekçisi sizsiniz. Bu desteği doğru biçimde sunmak, sınavdan çok daha kalıcı bir iz bırakır.




Yorumlar